

Diş hekiminden yeni çıktınız, dilinizi dişlerinizin üzerinde gezdirdiğinizde o pürüzsüz ve ferah hissi yaşıyorsunuz. “Keşke hep böyle kalsa” diyorsunuz. Ancak aradan aylar geçiyor ve o ferahlığın yerini yeniden pütürlü yüzeyler, diş aralarında lekeler ve belki de fırçalarken ufak kanamalar almaya başlıyor.
İşte bu noktada hastalarımızın aklına o kritik soru geliyor: “Acaba tekrar gitsem mi? Diş taşı temizliği ne sıklıkla yapılmalı? Çok sık temizletirsem dişlerime zarar verir miyim?”
Toplumda, diş taşı temizliğinin (detertraj) bir kez yapıldığında alışkanlık yapacağı veya dişleri aşındıracağı gibi yanlış bir inanış vardır. (Bu konudaki bilimsel gerçekleri Diş Taşı Temizliği Diş Minesini Çizer mi? makalemizde detaylıca anlattık). Diş Hekimi Özlem Özcan olarak, bu kapsamlı rehberde; kişiye özel temizlik takvimini, kimlerin daha sık koltuğumuza oturması gerektiğini ve diş taşlarının oluşum mekanizmasını anlatıyoruz.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA) ve Türk Dişhekimleri Birliği (TDB), sağlıklı bir bireyin yılda 2 kez (6 ayda bir) diş hekimi kontrolüne gitmesini ve profesyonel temizlik yaptırmasını önerir.
Çünkü ağız içindeki bakteri plağının (biyofilm tabakasının) tükürükteki minerallerle birleşerek sertleşmesi ve fırçayla çıkmayacak “taş” formuna (kalsifikasyon) dönüşmesi, ortalama bir ağız hijyeninde yaklaşık 6 ay sürer. Bu süre, sorunların (çürük veya diş eti iltihabı) henüz başlangıç aşamasında yakalanıp, büyük tedavilere gerek kalmadan çözülebileceği en güvenli aralıktır.
Ancak diş taşı temizliği ne sıklıkla yapılmalı sorusunun cevabı herkes için standart değildir. Bazı “Risk Grupları” için bu süre 3 aya kadar inebilir.
Eğer aşağıdaki gruplardan birine dahilseniz, 6 ay beklemek sizin için geç olabilir. Bakterilerin diş etinize ve kemiğinize zarar vermemesi için daha sık görüşmemiz gerekir:
Sigara, tükürük yapısını bozar, ağız kuruluğu yapar ve diş yüzeyinde inatçı, siyah/kahverengi katran lekeleri oluşturur. Ayrıca diş eti kanlanmasını bozduğu için diş eti hastalığını maskeler. Sigara içen hastalarda diş taşı birikimi (özellikle dil tarafında) çok daha hızlıdır.
Diyabet ve diş eti hastalığı, birbirini tetikleyen iki düşman kardeştir. Yüksek kan şekeri, tükürükteki şeker oranını artırarak bakterileri besler. Diyabet hastalarında diş taşı oluşumu ve diş eti iltihabı riski çok yüksektir. (Bkz: Diş Eti Kanamasının Sebepleri).
Braketlerin ve tellerin etrafını temizlemek, normal dişlere göre 3 kat daha zordur. Mükemmel fırçalasanız bile tellerin arasına saklanan bakteriler hızla taşa dönüşür. Ortodonti hastalarının temizlik periyotlarını aksatmaması tedavinin başarısı için şarttır.
“Hocam her gün fırçalıyorum ama yine de taş oluyor” diyenlerdenseniz, tükürüğünüzün mineral yoğunluğu (kireç oranı) yüksek olabilir. Bu genetik bir durumdur ve sizin suçunuz değildir. Ancak bu durumda taşlar daha hızlı oluştuğu için temizlik aralığını sıklaştırmak gerekir.
Hamilelik hormonları (progesteron), diş etlerini bakterilere karşı aşırı hassas hale getirir. “Hamilelik Gingiviti” riskine karşı, gebelik planlamasında ve gebelik sırasında (özellikle 2. trimesterde) temizlik yapılması güvenli ve gereklidir.
Süreci anlamak, neden temizletmeniz gerektiğini anlamanızı sağlar:
Bu döngüyü kırmanın tek yolu, o sertleşmiş yapıyı profesyonel ultrasonik cihazlarla uzaklaştırmaktır.
Eğer diş taşı temizliği ne sıklıkla yapılmalı diye sorup cevabı ertelemeye devam ederseniz, basit bir temizlik işlemi yerini karmaşık tedavilere bırakabilir:
Diş taşı temizliği basit gibi görünse de, diş minesine zarar vermeden, diş eti cebine (derin temizlik) inerek hassas bir şekilde yapılması gereken bir işlemdir. Yanlış uygulamalar hassasiyete ve diş eti travmasına yol açabilir.
Özellikle İstanbul Diş Hekimi arayışında olan hastalarımız için kliniğimizde, ağrısız ve konforlu bir deneyim sunuyoruz:
Sosyal medyada “ceviz suyuyla tartar temizliği”, “karbonat ve limon” veya “metal kürdanla diş taşı kazıma” gibi videolar görebilirsiniz. Lütfen bunlara itibar etmeyin.
Diş taşı, dişe kimyasal bağ ile tutunur. Bunu evdeki malzemelerle çözmeye çalışmak, diş taşını değil, dişinizin sağlıklı minesi eritir. Sivri aletlerle kazımaya çalışmak ise diş etinizi parçalayabilir ve enfeksiyon riskini artırır. Profesyonel temizlik, hem en güvenli hem de en etkili yoldur.
Diş taşı temizliğinden sonra koltuktan kalkarken hastalarımıza hep şunu söyleriz: “Biz %50’sini yaptık, kalan %50’si evde sizin elinizde.” Temizlik periyodunu uzatmak için:
Taşların yoğunluğuna göre değişmekle birlikte, ortalama bir seans 20 ila 45 dakika arasında sürer. Yoğun diş eti hastalığı olanlarda işlem iki seansa bölünebilir.
Genellikle ağrısızdır, sadece titreşim hissedilir. Ancak diş eti çekilmesi ve yoğun hassasiyeti olan hastalarımızda, konfor için bölgesel uyuşturucu spreyler veya jeller uygulayabiliyoruz.
Diş taşı temizliği, ileride oluşabilecek implant, kanal tedavisi veya diş eti ameliyatı masrafları düşünüldüğünde, diş hekimliğindeki en ekonomik ve en koruyucu yatırımdır. 2025 yılı güncel fiyat bilgisi için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.
Özetlemek gerekirse; diş taşı temizliği ne sıklıkla yapılmalı sorusunun genel cevabı 6 ayda bir, risk grubundaysanız 3-4 ayda birdir. Bu periyodik bakım, dişlerinizi ömür boyu ağzınızda tutmanın sigortasıdır.
Dişlerinizdeki o ağırlık hissinden kurtulmak, ferah bir nefese kavuşmak ve diş etlerinizi koruma altına almak için Dr. Özlem Özcan kliniğinden hemen randevu alın. Sağlığınızı ertelemeyin.
Ağız bakım önerileri için Türk Dişhekimleri Birliği hasta bilgilendirme sayfalarını inceleyebilirsiniz.